Eylül 11th 2009 | Posted by
admin
İSTATİSTİK KAVRAMI
Günümüzde artan rekabet koşulları ve teknolojik gelişmeler bireyleri, işletmeleri ve ülkeleri çeşitli konularda verecekleri kararlarla ilgili olarak verileri toplamaya ve bunları analiz etmeye zorunlu kılmaktadır. İşte gerek verilerin toplanması gerekse toplanan verilerin analiz edilmesi ve verilecek kararlarda kullanılması istatistiğin önemini ortaya koymaktadır. Dar anlamda bir konuda toplanan verilerden o konu ile ilgili karar verinceye kadar yapılan tüm işlemleri kapsayan geniş anlamda ele alınan istatistik (statistics) günümüzde bu yelpazede çok farklı anlamlarda kullanılmaktadır. Bu nedenle de istatistiğin tek bir tanımı da yapılamamaktadır.
1.2. İSTATİSTİĞİN TANIMI
İstatistik kelimesinin farklı anlamlarda ele alınması nedeni ile istatistiğin tek bir tanımının yapılmasının da olanaksız olduğu yukarıda belirtilmişti. İşte istatistik basit anlamda bir konuda toplanan rakamlar olarak tanımlandığı gibi, bir çalışma alanı olarak “İstatistik Metodolojisi” veya “İstatistik Tekniği” gibi bilimsel bir şekilde de tanımlanabilir.
Sosyal Bilimler açısından bakıldığında istatistik; çeşitli anlamlarda kullanılan bir sözcüktür. Günlük yaşamda istatistik deyimi ile çeşitli olaylara ilişkin olarak toplanan rakamlar yani verileri örneğin tarım istatistikleri, turizm istatistikleri gibi rakamlarla istatistik anlatılmak istenir. İstatistik, bu anlamda daima çoğul olarak kullanılır. Ancak istatistik, herhangi bir rakam değildir. Belirli bir olayın gözlenmesiyle onun hacmi, bölünüşü, büyüklüğü vs. hakkında elde edilen rakamların ifade eder. Bu yüzden sözgelimi milli piyangodan ikramiye kazananların listesi ve logaritma cetvellerine istatistik denilemez.
Daha geniş anlamda, istatistik sözcüğü belirli olaylar hakkında nicel bilgilerin toplanmasında, işlenmesinde, analiz ve yorumunda kullanılan bütün yöntemi ifade eder. Ancak bu anlamda istatistik yöntemi şeklinde belirtilmelidir.
İstatistik kelimesinin kökeninin Latince devlet yada durum anlamına gelen “status” kelimesinden geldiği yaygın bir görüş olmakla beraber, kelimenin İtalyanca devlet adamı anlamına gelen “statista” kelimesinden ve Yunanca gözlem anlamına gelen “Statizein” kelimesinden geldiğini ifade edenlerde vardır.
İstatistik için yapılabilecek bir başka tanımda örneklem değeri olması ile ilgilidir. İstatistik hakkında bilgi edinilmek istenen bütüne anakütle, ondan alınan parçalara da örneklem adı verilir. Dolayısı ile bir özellik hem anakütlede hem de örneklem de söz konusu olabilmektedir. İşte örnekleme ait olan ve örneklemi karakterize eden değerlere istatistik adı verilir.
İstatistikte genellikle örneklem incelenerek anakütle hakkında bilgi sahibi olmaya çalışıldığından, yani kısaca tümevarım yöntemi kullanıldığından istatistik için buna uygun bir tanımda yapılabilmektedir. Buna göre istatistik, örneklem istatistiğinden hareketle anakütle parametresini tahmin etmeye çalışan bir bilim dalıdır şeklinde tanımlanabilir.
Ağustos 30th 2009 | Posted by
admin
Fiyatı Bırak, Kaliteye Bak
- Kalite, şirket çapında bir süreçtir. Tavizsiz uygulanması gerekir.
- Kalite, müşterinin kalite dediği şeydir.
- Kalite ve maliyet bir toplamdırlar, fark değil.
- Kalite ekip heyecanı gerektirmektedir ve kalite şirketteki herkesin işidir.
- Kalite, bir yönetim tarzıdır.
- Kalite ve yenilik karşılıklı olarak birbirlerine bağlıdır.
- Kalite, sürekli bir iyileştirme gerektirir ve devamlı yukarıya yükselen bir hedef olmalıdır.
- Kalite, üretkenliğe giden en az maliyetli, en az sermaye yoğun yoldur.
- Kalite, müşteri ve tedarikçileri de içine alan topyekün bir sistem ile gerçekleştirilebilir.
Ölçülemeyen
“Kalite yoksa, fiyat hiçbir şey ifade etmez.” Bu söz ABD’nin meşhur ayakkabı şirketi Stride Rite’nin çeyrek asırlık başkanı Arnold Niatt’ın. “İyi bir yönetici olmayı nasıl öğrendiniz?” sorusuna şu cevabı veriyor: “İşin hep ölçülemeyen kısımlarıyla uğraştım. Neyin iyi ve düzgün gittiğini, yöneticinin dikkat etmesi gereken şey değildir. Asıl dikkat etmemiz ve önlememiz gereken, hayal kırıklığı ihtimalidir.”
Ağustos 29th 2009 | Posted by
admin
İşyerinde Rekabet ve İşbirliği
Rekabet değil, işbirliği. Dr.Deming’in iş idaresi ilkelerinden biri de şirket çalışanlarının işbirliğidir. İşyeri bir aile yuvasıdır ve rekabetten ziyade işbirliği verimli sonuçlara yol açar. “altta kalanın canı çıksın” anlayışıyla şirket idare edilmez. Liderin işi de insanları yargılamak değil, kimin hangi tür yardıma ihtiyacı olduğunu tesbit edip o ihtiyacı gidermeye çalışmaktır.
Futbol oyununda başarı nasıl ki sadece golü atana ait değil de, bütün oyunculara aitse, şirkette de başarı kollektif çalışmanın ürünüdür.
Ağustos 28th 2009 | Posted by
admin
Kalite, Üretkenlik ve Kâr
Deming’e göre, bu üç kavram arasında yakın bir ilişki var. Kalite yükseldikçe, maliyetler azalır. Bu bir zincirleme reaksiyon başlatır. Daha iyi kalite, daha düşük maliyet ve daha yüksek üretkenliğe yol açar. Maliyetleri düşen şirket, tasarrufunun bir kısmını düşük fiyatlar şeklinde müşterilerine yansıtır. Müşterilerin keyfine diyecek yoktur. Kalite yükselmiş, fiyat düşmüştür. Bu durum şirketin pazar payını azaltır ve yeni istihdama vesile olur.
Deming’in bu fikirleri 1950’lerde Japonlar tarafından başarıyla uygulandı ve hepsinin doğru olduğu anlaşıldı. Japon şirketleri mallarının kalitesini yükselttikçe pazar payları arttı, yeni iş sahaları açıldı ve sonuçta bütün Japon halkının hayat standardı yükseldi. Herkes bu yönelişten yarar sağladı.
Ağustos 27th 2009 | Posted by
admin
Kaliteyi Keşfeden Adam
W.Edwards Deming, Japonlara kalite bilincini aşılayan adam. Anahtar kelimeleri: Kalite ve sistem.
Kalite kelimesi şirket felsefelerinin anahtar kavramı haline gelmiş bulunuyor. Amerikalı yöneticiler kalite sorunlarının suçunu işçilere yüklerken, Deming kalite ve üretkenliğin artırılmasında insiyatifin yöneticilerde olması ve suçu da başkalarına atmamaları gerektiğini savunur. “Kalite nerede imal edilir?” sorusuna Deming’in verdiği cevap, “Yönetin Kurulu”dur.