2 – Yurt dışından yurt içine finansal kiralama
Uluslararası kiralama; yurt dışında yerleşik bir leasing şirketi tarafından satın alınan herhangi bir yatırım malının Türkiye’deki ihtiyaç sahibine kiralanması olup, bu tür işlemde leasing şirketi sadece aracılık işlevi görmektedir. Finansal Kiralama Mevzuatı çerçevesinde, ülkemizde yerleşik gerçek ve tüzel kişiler, yurt dışında yerleşik leasing şirketleriyle sözleşme düzenleyerek ihtiyaç duydukları yatırım mallarını doğrudan ve büyük nakit çıkışı yapmadan dört yıllık bir süre için temin edebilmekte, bir diğer ifadeyle, dış finansman olanağı sağlamaktadırlar.
Yurt dışından yapılan kiralamanın ülkemiz ithalat ve ihracat politikaları yanısıra kredi politikası ile de yakınen ilişkisi olduğundan bu kabil kiralama talepleri Hazine Müsteşarlığı’nca incelenmekte ve sonuçlandırılmaktadır. Yurt dışından kiralamada her iki ülkenin vergi avantajlarından yararlanabilme, teşvik ve yatırım indirimleri ile uygun faiz oranlarından istifade edebilme imkanları bu kiralama türünü, yurt içi kiralamaya kıyasla daha çekici hale getirmiştir.
Finansal kiralama işlemi ithalatta iki şekilde gerçekleşmektedir. Bunlardan birincisinde; Türkiye’deki bir finansal kiralama şirketinin yurt dışından, Finansal Kiralama Kanunu (FKK) kapsamında kiralamak amacıyla mal satın almasıdır. Bu durumda uygulanacak KDV oranı yurt içindeki bir firmanın, finansal kiralama şirketine mal tesliminde uygulanacak oranlardan farklı olmayacaktır. Zira, KDV oranları “dahili teslim ve hizmetlerde ” olduğu gibi ” ithalat ” işlemlerinde de uygulanmaktadır. Bu itibarla, finansal kiralama şirketince kiralamaya konu malın ithalatında, malın niteliğine göre KDV oranlarından (% 1, % 8, % 25 veya % 40) birisinin uygulanması zorunludur. Ancak, finansal kiralama şirketince ithal edilen malın KDV Kanunu’nun 13/a maddesi kapsamına giren araçlardan olması halinde bu ithalata katma değer vergisi (KDV) uygulanmayacak, sözkonusu Kanun’un 16/1-a maddesi uyarınca, istisna şartlarını yerine getirmek suretiyle vergiden istisna olarak ithalat işlemi gerçekleştirilecektir.
Katma Değer Vergisi Kanunu’nun 13. maddesi kapsamındaki araçlar “deniz, hava, ve demiryolu taşıma” araçları olup, faaliyetleri, kısmen veya tamamen “deniz, hava ve demiryolu” taşıma araçlarının kiralanması ve işletilmesi olan mükelleflerin, bu araçları kiraya vermek veya işletmelerinde kullanmak amacıyla satın almaları halinde, bu satın almalar, anılan Kanun’un 13/a maddesi uyarınca ” istisna ” kapsamında işlem görecektir. Dolayısıyla, bir finansal kiralama şirketinin kiraya vermek amacıyla ” uçak veya gemi ” satın alması veya bunları ithal etmesi katma değer vergisinden istisnadır. Diğer taraftan, Katma Değer Vergisi Kanunu’nun 13. Maddesinde belirtilen araçların Finansal Kiralama Kanunu çerçevesinde kiralanması ve finansal kiralama şirketince kiraya verilmesi ise istisna kapsamına girmemektedir. Dolayısıyla, katma Değer Vergisi Kanunu’nun 13. Maddesi uyarınca vergiden istisna olarak ithal edilen veya satın alınan taşıtların Finansal Kiralama Kanunu çerçevesinde bir başka şirkete kiralanması katma değer vergisine tabidir.
Finansal kiralama çerçevesindeki ithalat işlemi, her zaman Türkiye’deki bir finansal kiralama şirketinin finansal kiralama konusu malı ithal etmesi şeklinde gerçekleşmeyebilir. Türkiye’deki bir firmanın yurt dışındaki bir finansal kiralama firmasından finansal kiralama kapsamında mal getirmeside söz konusu olabilir. Bu durumda, finansal kiralama süresi boyunca kira ödemesi, sözleşme süresi sonunda ise kesin ithalat yapılacaktır. Bu durumda da finansal kiralamaya ilişkin KDV oranları uygulanacaktır. Sözleşme süresince, ödenen kira bedelleri üzerinden duruma göre (% 1, % 8, % 25 ve % 40) oranında vergi hesaplanarak sorumlu sıfatıyla beyan edilecektir. Sorumlu sıfatıyla ödenecek verginin gümrük idaresi ile ilgisi bulunmayıp, bu vergi “hizmet ithalatı” kapsamında ödenecek bir vergi olduğundan, finansal kiralama nedeniyle yurt dışına ödenecek kira bedellerine ilişkin KDV (2 nolu KDV beyannamesi ile) bağlı bulunan vergi dairesine beyan edilerek ödenecektir. Kesin ithalat yapılırken, malın finansal kiralama kapsamında tabi olduğu oran üzerinden vergi ödenecektir. Ancak, finansal kiralama konusu malın Katma Değer Vergisi Kanunu’nun 13/a maddesinde sayılan araçlardan olması ve gerekli istisna şartlarının yerine getirilmesi halinde ithalat işleminin vergiden ” istisna ” olması da mümkün bulunmaktadır.
Finansal Kiralama Kanunu çerçevesinde yurt dışından kiralama yapıldığında, düşük oranlı KDV uygulanabilmesi için, yurt dışındaki firmanın veya Türkiye’deki firmanın, finansal kiralama şirketi olması gerekmektedir. Şayet, Türkiye’deki firmaya mal kiralayan firma, finansal kiralama şirketi değilse, teslim ve kiralama işlemlerinde (% 1 veya % 8) oranlarının uygulanabilmesi için Türkiye’deki firmanın, finansal kiralama şirketi vasfını taşıması zorunludur. Gerek yurt dışındaki firma gerekse Türkiye’deki firma, finansman kiralama şirketi değilse, yapılan kiralama ve teslimlerde (%1 veya % 8) oranları üzerinden işlem yapılması söz konusu değildir. Örneğin: Türkiye’deki bir firmanın işletmesinde kullanacağı bir yatırım malını yurt dışındaki üretici bir firmadan finansal kiralama suretiyle getirmesi halinde, bu kiralama ve teslim işleminde malın tabi olduğu KDV oranı uygulanacaktır. Bu işlemin Finansal Kiralama Kanunu çerçevesinde yapılan bir işlem sayılarak (% 1 veya % 8) oranları uygulanması söz konusu olmayacaktır. Finansal kiralama şirketi olmayan bir alıcının yurt dışından finansal kiralama yoluyla yurda getirdiği ve ilgili gümrükte kesin ithali yapılacak bir malın KDV oranı ile bir finansal kiralama şirketinin kesin ithalini yapacağı aynı cins bir malın KDV oranı aynıdır.
Anılan Kanun’un 29. maddesi ile yabancı şirket ile kiracı arasında akdedilen sözleşmeye göre getirilen malların Türkiye’ye girişinde gümrük mevzuatının süre kısıtlaması hariç, sözleşme süresine bağlı olarak geçici ithalat rejimine dair hükümlerin uygulanacağı hükme bağlanmıştır.
Hazine Müşteşarlığı tarafından 3226 sayılı Finansal Kiralama Kanunu hükümleri doğrultusunda yurda geçici ithaline müsaade edilerek Gümrük Müsteşarlığı’na aktarılan talepler, bu Müsteşarlıkça yapılan değerlendirme sonucunda uygun bulunursa, ilgili gümrük başmüdürlüğü’ne talimat verilmektedir. İzin hak sahibi tarafından bu başmüdürlüğe yapılacak başvuru üzerine, eşyanın geçici ithaline izin verilmektedir. Geçici ithali uygun bulunan eşyanın tahsis yerinde, tahsis amacına uygun olarak geçici ithali gerçekleştiren izin hak sahibi tarafından kullanılması ve verilen süreler içerisinde yurt dışı edilmesi veya gümrükçe onaylanmış yeni bir işlem veya kullanıma tabi tutulması zorunludur.
Finansal Kiralama Kanunu çerçevesinde, yurda geçici ithaline izin verilen eşya için ileride doğabilecek vergileri karşılayacak miktarda teminat alınmaktadır. Söz konusu vergilerin teminata bağlanmasında 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun ile 4458 sayılı Gümrük Kanunu ve Gümrük Yönetmeliği’nin ilgili hükümleri uygulanmaktadır.
Türkiye’ye getirilen finansal kiralama konusu eşyanın sözleşme süresi sonunda kesin ithalinin yapılmaması ve kiralayana iade edilmek üzere yurt dışına çıkarılmak istenilmesi halinde, giriş ayniyatına uygun olmak şartıyla alınan teminat iade edilir. Sözleşme süresi sonunda eşyanın kesin ithalinin yapılmak istenilmesi halinde ise gerekli gümrük vergi ve resimlerinin ödenmesi şartıyla alınan teminat iade edilmektedir.
Ülkemizde son yıllarda sektörel bazda uluslar arası kiralamanın önemli bölümünü hava taşıma araçları (uçak, helikopter, vb.) oluşturmuştur. Ülkemiz özel ve resmi hava yolu kuruluşları, giderek artan yolcu ve yük taleplerini karşılayabilmek için satın alma yerine genellikle kiralamaya yönelmişlerdir. Nitekim, 1999 yılında sektörel bazda kiralamanın (% 99,8)’ini hava ulaşım araçları ve (% 0,2) ile imalat makinaları izlemiş, yurt dışından kiralama işlemleri değer olarak (549.000 milyar TL)’na yükselmiş bulunmaktadır.
3 – Yurt içinden yurt dışına kiralama
Türkiye’deki finansal kiralama şirketlerinin yurt dışına Finansal Kiralama Kanunu çerçevesinde mal teslimi veya kiralama işlemleri Katma Değer Vergisi Kanunu’nun 11/1-a ve 12/2 maddeleri hükmü uyarınca ” ihracat istisnası ” kapsamında değerlendirilmektedir. Bu kabil leasing işleminde, mal, Türkiye sınırları dışına çıktığında “nihai teslim” işleminin ihracat istisnasından yararlanması mümkündür. Diğer yandan, bu leasing işlemi ile yurt dışına kiraya verilen mallardan yurt dışında yararlanıldığından, kiralama hizmeti karşılığında alınan kira bedellerinin de hizmet ihracatı istisnası kapsamına girmesi sözkonusu olup, bunun için hizmet ihracatı için aranan koşulların yerine getirilmesi zorunludur.
Bu itibarla, bu leasing işlemi nedeniyle yüklenilen ve indirim konusu yapılamayan KDV, Katma Değer Vergisi Kanunu’nun 32. maddesi çerçevesinde iade edilecektir. Bu kabil leasing konusu olacak malların, finansal kiralama şirketlerince Türkiye’den satın alınmasında ( III ve IV sayılı listelerde yer alan mallar ile, I, III ve IV sayılı listelerde sayılmayan kara nakil vasıtaları hariç ) % 1 oranında katma değer vergisi uygulanacaktır.
Ülkemizden yurt dışına kiralama işlemlerine yönelik, dış ticaret mevzuatı’nda gerekli düzenlemelerin tamamlanıp yürürlüğe konulmasına rağmen, öz kaynak ve sermaye yetersizlikleri yanısıra yurt içi kiralama talebinin yeterli ve de doyurucu oluşu sonucu yurt içinden yurt dışına kiralama, halihazırda ülkemiz finansal kiralama şirketlerine cazip gelmemektedir.
II – Finansal Kiralama İşlemlerinde KDV uygulaması
Finansal Kiralama Kanunu kapsamında yapılan hizmetler bir finansman hizmeti niteliği taşıdığı için Banka ve Sigorta Muameleleri Vergisi (BSMV)’ne tabi tutulması gerekmektedir. Ancak, Finansal Kiralama Kanunu çerçevesinde yapılan finansman hizmetleri mal alım-satımı esasına göre yürütüldüğünden bu hizmetlerin BSMV’ne tabi tutulması halinde, finansal kiralama yöntemi üzerindeki vergi yükü fazlalaşacaktır. Çünkü, BSMV’ne tabi hizmetler KDV den kısmi istisna niteliği taşıdığı için finansal kiralama şirketlerinin BSMV’ne tabi olmaları halinde Finansal Kiralama Kanunu çerçevesinde yapacakları teslim veya kiralamaya konu mala ilişkin olarak ödeyecekleri KDV’ni indirim imkanı bulamayacaklar, dolayısıyla KDV’ni tüketici sıfatıyla üstlenecekler ve gerek BSMV gerekse KDV’nin bir arada ödenmesi bu şirketler üzerinde aşırı bir vergi yükü oluşturacaktır.
Bu olumsuz durumun giderilmesini teminen Finansal Kiralama Kanunu çerçevesindeki teslim ve hizmetler BSMV’nin konusu dışına çıkarılmış (6802 sayılı Gider Vergileri Kanunu Md.28) ve Finansal Kiralama Kanunu kapsamında yapılan teslim ve hizmetler KDV’ne tabi olmuş bulunmaktadır.
1. Finansal kiralama işlemlerinde uygulanan KDV oranları
Finansal kiralama işlemlerini teşvik amacıyla, bu sektörde uygulanan KDV oranı bazı istisnalar dışında (%1) olarak saptanmıştır. Finansal kiralama işlemlerinde uygulanacak KDV oranları 22.12.1992 tarih ve 92/3896 sayılı Kararname (12.9.2000 tarih ve 2000/1221 sayılı Kararname ile tadil edilmiştir) eki Karara ekli I sayılı listenin 5 inci sırasında belirlenmiştir (Md 4).
Tadil edilen 5 inci sırada “Finansal Kiralama Kanunu”na göre, sadece finansal kiralamaya konu olan malların finansal kiralama şirketlerine veya finansal kiralama şirketlerince teslimi veya kiralanması işlemlerinde ( III sayılı liste kapsamındaki malların bu kapsamda teslim ve kiralanması işlemleri için bu Kararın 1/d bendinde öngörülen ) vergi oranı, IV sayılı listede yer alan malların bu kapsamda teslim ve kiralanması işlemleri için (e) bendinde öngörülen vergi oranı I, III, ve IV sayılı listelerde sayılmayan kara nakil vasıtaları için ise ayni maddenin (c) bendinde öngörülen vergi oranı uygulanır.” ifadesine yer verilmiştir.
Yukarıdaki hüküm kapsamına giren teslim ve hizmetleri işlemin taraflarına göre iki ayrı grupta toplamak mümkün bulunmaktadır.
a. Finansal kiralama şirketlerine yapılan teslimler
Finansal kiralama şirketlerine (FKŞ), Finansal Kiralama Kanunu (FKK) çerçevesinde yapılan teslimler için genel olarak (% 1) oranı uygulanmakla beraber teslime konu olan malın niteliğine göre bu oran (%8, %25 ve %40) oranlarına da yükselebilmektedir.
Bu kapsamda yapılan teslime indirimli KDV (%1 veya %8) oranı uygulanabilmesi için teslimin Finansal Kiralama Kanunu çerçevesinde yapılması ve teslime konu olan malın finansal kiralamaya konu mallardan olması zorunludur. Ancak, finansal kiralama şirketine yapılan bütün teslimlerin indirimli orana tabi olması sözkonusu değildir. Bu şirketin, Finansal Kiralama Kanunu çerçevesinde tekrar kiralamak veya teslim etmek üzere satın aldığı mallar için indirimli KDV oranı uygulanabilir. Örneğin: bir finansal kiralama şirketinin kendi kullanımı için tedarik ettiği bir otomobil (% 1) oranına değil genel orana tabidir. Bu itibarla, satıcının, finansal kiralama şirketinden, bu otomobilin şirketin kendi ihtiyacı için alınmadığına, sadece teslim veya kiralama konusu yapılacağına ilişkin yazılı bir belge (taahhütname) alması yararlı olacaktır.
Diğer taraftan; finansal kiralama şirketinin, Finansal Kiralama Kanunu’na göre ; teslim veya kiralama işlemlerine konu olmayan malların satın alınmasında uygulanacak KDV oranı (%1) değil, genel hükümlere göre belirlenen oran olacaktır. Ayrıca, patent, vb. fikri ve sinai haklar anılan Kanuna göre finansal kiralamaya konu olamayacağı için, bu konuda “finansal kiralama sözleşmesi” yapılsa dahi KDV oranı (% 1) değil (% 17) olacaktır. (FKK, Md.5)
Öte yandan, finansal kiralama şirketine indirimli oran uygulayarak satış yapacak mükellefler için ise bir sınırlama söz konusu olmayıp, bu mükelleflerin önceden bağlı bulundukları vergi dairesinden bu kapsamda satış izni veya yetkisi almalarına gerek yoktur. Ayrıca, finansal kiralama şirketlerinin de satıcılara vergi dairesinden alınmış bir yetki veya izin belgesi ibraz etmeleri zorunlu değildir. Yine de, satıcıların, alıcı şirketin Finansal Kiralama Kanunu uyarınca faaliyette bulunmakta olduğunu belirten belgenin bir örneğini temin etmeleri yerinde bir davranış olacaktır.
b. Finansal kiralama şirketleri tarafından Finansal Kiralama Kanunu çerçevesinde yapılan teslimler ve kiralama işlemleri
Finansal Kiralama Kanunu kapsamında finansal kiralama şirketince yapılan teslim veya kiralama işlemleri için genel olarak (% 1) oranı uygulanmakla birlikte , bu oran; teslime konu olan malın özelliğine göre (% 8, % 25 ve % 40)’a kadar yükselebilmektedir. finansal kiralama şirketine ve bu şirketçe yapılacak teslim veya kiralama işlemlerinde uygulanacak KDV oranları, farklı orana tabi mal grupları itibariyle aşağıda açıklanmaktadır.
(1) III sayılı liste kapsamında yer alan mallar
III sayılı liste kapsamındaki malların Finansal Kiralama Kanunu çerçevesinde de olsa bile teslimi ve kiralaması işlemleri (% 25) oranında KDV’ye tabidir. Bu durum, daha önceleri sadece “ binek otomobilleri” için geçerli iken, özellikle ticari işletmeler dışında “şahsi tüketim malları” nın finansal kiralama yoluyla edinilmesi eğiliminin arttığının müşahadesi üzerine bütün III sayılı liste kapsamındaki mallar için geçerli hale getirilmiştir. Buna göre ; televizyon, buzdolabı , klima ,yat ve cep telefonu , vb. III sayılı liste kapsamına giren malların Finansal Kiralama Kanunu çerçevesinde teslimi ve kiralanmasında KDV oranının (% 25) olarak uygulanması kararlaştırılmıştır.
(2) Kullanılmış binek otomobilleri
KDV oranlarını belirleyen 92/3896 sayılı Kararnameye ekli I sayılı listenin 2000/1221 sayılı Karar ile değişik 5 inci sırasında III sayılı liste kapsamındaki malların Finansal Kiralama Kanunu kapsamında teslim ve kiralanması işlemleri için (% 25) vergi oranı, IV sayılı liste de yer alan malların anılan Kanun kapsamında teslim ve kiralanması işlemleri için (% 40) vergi oranı, I, III ve IV sayılı listelerde sayılmayan kara nakil vasıtaları için ise (% 8) vergi oranı uygulanacağı hükme bağlanmıştır. Sözkonusu Kararname ile düzenlenen III ve IV sayılı listelerde, kullanılmış binek otomobillerinin anılan listelerin kapsamına girmediğine ilişkin parantez içi hüküm konulmuş ve bunların I sayılı liste kapsamına girdiği yönünde düzenlemenin yapılmış olduğu göz önünde tutulursa, III ve IV sayılı listeler kapsamına girmeyen “kullanılmış binek otomobilleri” için (% 1) KDV oranının uygulanması gerekmektedir.
(3) Binek otomobilleri dışındaki kara nakil vasıtaları
I, II ve IV sayılı listelerde sayılmayan kara nakil vasıtalarının (minibüs, midibüs, otobüs, kamyon, kamyonet, traktör, treyler, vb.) Finansal Kiralama Kanunu çerçevesinde teslimi veya kiralanmasında KDV oranı (% 8)’dir. Diğer taraftan, iş makinaları kara nakil vasıtası sayılmadığından anılan Kanun çerçevesinde teslim ve kiralama işlemlerinde KDV oranı ise (% 1)’ dir.
(4) Finansal Kiralama Kanunu çerçevesinde yapılan teslim ve hizmetlerde iade uygulaması
4369 sayılı Kanun ile Katma Değer Vergisi Kanunu’nun 29.maddesi değiştirilmiş ve indirimli orana tabi mal teslimleri ve hizmet ifaları nedeniyle yüklenildiği halde bir takvim yılı içinde indirilemeyen ve Bakanlar Kurulu’nca belirlenecek miktarı aşan KDV’nin iade edilmesi olanağı getirilmiş ve uygulama 1.1.1999 tarihinden itibaren başlatılmıştır.
Buna göre; gerek finansal kiralama şirketine teslimde bulunan mükelleflerin, gerekse finansal kiralama şirketinin 1999 yılı içinde (% 1 ve % 8) oranı kapsamında yapmış oldukları mal teslimleri ve kira bedelleriyle ilgili olarak yüklendikleri ve indirimle gidermedikleri KDV’yi iade alma imkanı bulunmaktadır. Ancak, söz konusu mükelleflerin ve finansal kiralama şirketinin 1999 yılı içerisinde (% 23, % 25 ve % 40) oranı uygulanan mal teslimleri ve kira bedelleriyle ilgili olarak yüklendikleri KDV’nin iade edilmesi ise söz konusu değildir.
III- Finansal Kiralama Kayıt Dışı Ekonomiyi Kayda Alır
Finansal kiralama şirketlerinin bütün alımları kayıtlı ve gerçekçidir. Bu şirketler satın aldıkları mallara gerçek fiyatlarını ödemektedirler. Bu mallar için ödenen leasing kiraları tümüyle kayıtlı giderleri oluşturduğundan işletmeler buna karşılık daha çok kayıtlı gelir yaratmaya özen gösterecekleri süphesizdir. Bu nedenle, leasing’in kayıt dışı ekonomiyi kayda soktuğunu söyleyebilmek mümkündür.
Diğer taraftan, leasing ile sabit kıymet edinen işletmelerin normalden hızlı gider yazmalarının vergi kaçağına sebep olduğu düşüncesi ise yanlıştır. Zira, kiracının gideri ne ise, finansal kiralama şirketinin vergiye tabi geliri odur. Bu nedenle, devletin herhangi bir vergi kaybı sözkonusu değildir. Öte yandan, leasing işleminde Katma Değer Vergisi (KDV) indirilmesi finansal maliyeti düşürür ve KDV kaybı oluşmaz. Çünkü, leasing kiracısı nihai ürüne kadar katma değer zincirinde bir girdidir. Yatırımcı ise, KDV’nin nihai yüklenicisi değildir. KDV yüklenicisi, üretim zincirinin son halkası olan nihai tüketicidir ve bu nedenle; devlet KDV kaybına uğramadan düşük maliyetli finansman ile yatırımcıyı özendirmiş olmaktadır.
IV- Son Söz : Necessitac Non Habet Legem
Finansal kiralama, bir konuda yatırım yapmaya karar verildiğinde veya mevcut yatırımın genişletilmesi istenildiğinde, müşterinin talebi ve seçimi doğrultusunda belirlenecek yatırım malı veya mallarının, finansal kiralama şirketi tarafından satın alınıp müşteriye belli bir bedel karşılığında belli bir süre için kiralanmasına olanak tanıyan bir finansman aracıdır. Finansal kiralama finansman kolaylığı sağlamakta, öz kaynakların azalmasını önlemekte, ortada bir kredi olmadığı için şirket bilançosunun pasifinde yer almamakta, dolayısıyla şirketin borç/öz kaynak oranı etkilenmemekte, ayrıca kira ödemeleri önceden belirlenen bir takvime göre yapılacağından bütçeleme ve nakit akışı programlarının yapılması kolaylaşmaktadır. Finansal kiralama, yatırım finansmanının kilit taşıdır. Ülkemizde yatırımların önemli bir bölümü öz kaynakla yapılmaktadır. Bunun nedeni, bankacılık sektörünün yatırım finansmanı alanına ilgi duymamasıdır. Finansal kiralama (leasing) sektörü, halihazırda hiçbir finansman imkanı olmayan kesimi finanse etmektedir. Zira, bu sektörün müşterileri; çoğunlukla kaynak yaratmak için sermaye piyasasına gidemeyen ve doğrudan yabancı bankalardan döviz kredisi temin edemeyen, ancak yurt içindeki bankalardan ağır teminat koşullarıyla kredi sağlayabilen küçük şirketlerdir.
Finansal kiralama sektörünün, yurt içinden kendisini finanse etmesi, ülkemizin şartları nedeniyle mümkün olmadığı için, bu sektör faaliyetlerinin büyük bölümünü yurt dışından sağladığı kaynaklarla yürütmektedir. Bulunulan kaynaklar ise giderek kısa vadeli,pahalı ve şartları da ağır olmaktadır. Sektör, halen tüm finans sektörü gibi yatırımcılara kullandıracak uygun koşullu kaynak bulmakta zorlanmaktadır. Diğer taraftan, yüksek maliyetli çeşitli fonların sektörce temin edilerek kullandırılması da ekonomik açıdan mümkün değildir. Zira, tüm sektörlerde düştüğü gözlemlenen karlılık, bu kredilerin geri dönüşünü daha başta imkansız kıldığından, günümüzde ülkemiz finansal kiralama şirketleri ekonomik istikrarsızlık giderilinceye kadar yeni yatırımları finanse etmek yerine likit kalmayı tercih etmektedirler.
Finansal kiralamanın, yatırımcılara bir çok alanda destek sağlamasına ve ülkemizde önemli bir potansiyele sahip olmasına rağmen Türk Finansal Piyasalarında yeterince tanındığını söyleyebilmek mümkün değildir. Öte yandan, ülkemizde, gayrimenkul leasing’i ise fazla uygulama alanı (1987-1992 arası % 0, 1993-1998 arası ortalama % 3 ve 1999 yılında % 7,5) bulamamış durumdadır. Zira, talep olmasına rağmen gayrimenkuller ile ilgili sorunlar hala giderilmiş değildir. Örneğin : kanuni amortisman sürelerinin uzunluğu, gayrimenkul alım-satım işlemlerinde tapu harcı oranlarının yüksekliği ve alım-satım devir işlemlerinde harçların mükerrer olarak tahakkuk ettirilmesi, gayrimenkul leasing işlemlerinin yapılmasını güçleştirmektedir. Ayrıca, Vergi Usul Kanunu’nun amortismanlar ile ilgili hükümleri de bağlayıcı nitelik taşımaktadır. Halen, (%2) olarak uygulanan amortisman oranlarının, leasing işlemleri kapsamında daha uygun olarak değerlendirilmesi durumunda, sorunların hafifleyeceği aşikardır. Çünkü, leasing şirketi açısından malın mülkiyeti dışında, harici herhangi bir teminatın talep edilmediği ender durumlardan birisi gayrimenkul leasing’idir.
Finansal kiralamanın, her kesimden her ölçekte işletmenin kapasitesini ayakta tutmasını sağladığı gözönünde tutulursa, bu sistemin aksamaması için bu sektöre istikrarlı ve hesaplı kaynak temini için gerekli önlemlerin alınması ve uygulamaya konulması zorunluluk arzetmektedir. Bu amaçla, bu sektörün sermaye piyasalarında VDMK ihraç etmelerinin kolaylaştırılmasının yanısıra, sektörün yurt dışından sağlayacağı kredilerin de Kaynak Kullanımını Destekleme Fonu (KKDF) kesintisinden muaf tutulmasının yerinde olacağı aşikardır.
Diğer taraftan, Finansal Kiralama Kanunu, halihazırda, leasing sektörünün ihtiyaçlarına cevap vermekten uzaktır. Nitekim, Bu Kanun’da değinilmeyen bazı hususlar Ticaret Kanunu ve Borçlar Kanunu’ndan yapılan atıflar ile doldurulmaya çalışılmaktadır. Sektörde en sık karşılaşılan sorunların başında da fonlama ile kiraların tahsilatı arasındaki hukuki yapının boşluğu ve bu konuda yeterli bilgi birikiminin olmayışı gelmektedir. Son söz, başlıkta kullandığımız latince deyimden “ihtiyacın kanunu olmaz”.
 KAYNAKÇA
Erkut Onursal, Dış Ticaret İşlemleri ve Uygulama, Orta Anadolu İhracatçı Birlikleri Yayını, Ankara,1996
Erkut Onursal, Ulusal ve Uluslararası Ticari Kurallar ve Uygulama,Üysen Yayınları İstanbul,2000.
Erden Kuntalp, Finansal Kiralama Kanunu’na Göre Finansal Kiralama Tanımı ve Hükümleri, TOBB Yayını, Ankara 1988.
H.Ali Akça, Finansal Kiralama ve Türkiye’de Gelişimi, HDTM Dergisi (No.1), HDTM yayını, Ankara,1991.
Mahmut Vural, Finansal Kiralama İşlemlerinde KDV Uygulaması Active (Ekim-Kasım 2000), Ankara,2000.
Leasing Kanunu Yeniden Düzenlenmeli, Hürriyet/Finans, 1998, İstanbul, 1998.
İslami Bankada İlk Kilit İhlas’a Hürriyet/Ekonomi, İstanbul,2001.
Vecdi Ünay, Bankalarca Dış Ticaretin Finanse Edilmesi Usulleri, ES yayınları, İstanbul 1989.
Finansal Kiralama Kanunu (3226).
Özel Finans Kurumları Hakkında Karar (83/7509).
Finansal Kiralama Şirketlerinin Kuruluş ve Faaliyetlerine İlişkin Yönetmelik (RG:28.4.1992-21212).
Finansal Kiralama İşlemlerinde Süre ve Sınırın Tesbitine Dair Yönetmelik (RG:8.7.1992-21278).
Türk Ticaret Kanunu (6762).
Borçlar Kanunu (743)
Bankalar Kanunu ve Tadili (4389 ve 4491)
Katma Değer Vergisi Kanunu ve Tadili (3065 ve 4503

Share and Enjoy:
  • Digg
  • Facebook
  • Google Bookmarks
  • Twitter
  • Yahoo! Buzz