Ocak, 2010 için arşivler

Yaratıcılık Nasıl Yok Edilir?

Yaratıcılık Nasıl Yok Edilir?

Yaratıcılık ve yenilikçilik en çok desteklenmesi gereken bir yaklaşım olarak ortaya çıkmakta, öte yandan da bilerek ya da bilmeyerek genellikle  öldürülmektedir.

Yaratıcılık orijinal fikirlerin ifadesini sağlayan bir düşünce sanatı ise, iş yaşamında yaratıcılık da uygun kullanıma ve harekete geçirilebilecek fikirler üretme olarak tanımlanabilir. İş yaratıcılığı deneyim, yaratıcı düşünce gibi bireysel hammaddenin motivasyon ortamında ürüne dönüşmesidir.

Yaratıcılığın yönetimini pratikte 6 kategoriye ayırmak mümkündür. Bunlar;

* Fırsat tanıma

* Serbesti tanıma

* Kaynak kullanımı

* Grup odaklı yaklaşımlar

* Yönetsel destekleme

* Organizasyonel destekleme’ dir.

Yine bu kategoriler ışığında yönetsel uygulamalara bakılırsa,

* Bir dağa nasıl tırmanılacağının kararının kişinin kendisine bırakılmaması

* Hedeflerin açık olarak belirlenmemesi

* Yalnızca görüşte otonomi, yetki verilmesi

* Zaman ve para kaynağının iyi  ayarlanamaması

* Kişilerin entelektüel varlıklarını doğru bir şekilde ortaya koyamayacakları gruplar oluşturulması

* Meşguliyetler nedeniyle kişilere zaman ayıramama

* Zamanında takdir ve tanınmanın yapılmaması

* Gereğinden uzun değerlendirme süreçleri oluşması

* Organizasyonun desteğini alamama

* Yaratıcı fikirlerin boğulmaması, yok olmaması için bir güvenlik ağı sağlanamaması gibi nedenlerle yaratıcılık öldürülebilir.

Yaratıcılığın öldürülmesi demek, bir organizasyonun potansiyel rekabet  gücü olan “yeni fikir” lerin öldürülmesi demektir. Bu nedenle yukarıdaki öldürücü yaklaşımlardan kaçınacak politikalar üretilmesi gerekir.

Yönetimin üç beyaz zehiri bir kez daha özetlenirse ;

* Bölücülük ‘benim bölümüm, benim adamlarım’

* Sistemin tutuculuğu ‘benim sistemim’

* Yetki kıskançlığı ‘benim yetkilerim’

Bu üç beyaz zehir gerçekten yaratıcılığın ve yenilikçiliğin önündeki en büyük engellerdir ve mutlaka yok edilmesi gerekir.

Bu “yoketme” prosesi  yaşayan bir organizas- yon oluşturarak, üç beyaz zehiri en üst kurullarda bile tartışarak, organizasyon doğrularının ötesine geçen konumları anında yok ederek gerçekleştirebilir.

Yaratıcı Özgürlüğün Sağlanması

Enerji düzeyi azaldığında ya da günlük sorunlarla uğraşıldığı sürece yaratıcı olabilmek zorlaşmaktadır.

Yaratıcı özgürlüğü güvence altına almak için;

* Hayır demeyi bilmek, önemli olmayan şeyleri ertelemek

* Yeni fırsatlar arama, dinlenme, ilişki kurma gibi aktivitelere “evet ” deme

* Yaratıcılık etkenlerinin genellikle yapılan işlerin görünmeyen kısmında olduğunu bilmek

* Liderlerin güvenini kazanma

* Hem cesur hem de başkalarını düşünen olma

* Hem bağımsız hem bağımlı çalışmayı öğrenme

* Kabuktan çıkıp başka şapkalar giyme

Yaratıcılığın Engellenme Şekilleri

Basadur, yaratıcılığın engellenme şekillerini aşağıdaki gibi vermektedir :

Tavırların Yaratıcılığı Engellemesi :

1. Yeni gerçekler  ve bakış açıları ortaya koymak yerine, diğerleriyle geçinmek için çok çaba harcama

2. Geleceği tahmin etmek veya fikirlerle oynamak yerine, tüm hareketlerin hesabını verme gereksinimlerini hissetme

3. Pratik ve ekonomik görünebilmek arzusuyla, düşünceleri mükemmelleştirmek yerine  çoğunlukla  çok çabuk hüküm verme

4. Şüphe ve bilmemeyi ifade etmek, çok merak- lı olmak ya da “Neden?” diye sormaktan endişe duyma

5. Karar vermeye  ve meseleleri  çözmeye yönelik olarak yaklaşımları tercih etmeme

6. Yeni fikirlerin tehlikesine atılmak yerine, bildik ve  tanıdık olanın güvenliğini arzulama

7. Iş hakkında çok fazla şey bilindiği için, yeni fikirlerin açık fikirlilikle değerlendirilmesini çoğunlukla engelleme

8. Başkalarının fikirlerinin daha iyi olabileceğini itiraf etmeye isteksiz olma, kendi fikirlerini geliştirme  teşebbüslerini önemsememe

9. Eksik fikirlere güvenmeme

İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi mezunlarının gireceği sınavlar,

*  İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi mezunlarının gireceği sınavlar, şu ana başlıklar altında toplanabilir.

SINAVLAR

KPSS

İDARİ

HAKİMLİK

MALİ

MÜŞAVİRLİK

SPK

BANKACILIK

SAYIŞTAY

DENETCİLİĞİ

PİYASA EKONOMİSİNİN TANIMI

I.PİYASA EKONOMİSİNİN TANIMI VE İŞLEYİŞİ

1.1. PİYASA EKONOMİSİNİN TANIMI

Piyasa, dar anlamda; alıcıların ve satıcıların mallarının fiyatlarını ve miktarlarını karşılıklı olarak belirledikleri fiziki bir mekan, telefon ve bilgisayarlarla yönetilen bir organizasyondur. Geniş anlamda; arz ve talebin karşılaştığı sınırsız ortamdır. Piyasa ekonomisi ise ekonomik faaliyetlerin tamamının toplumsal müdahalelerden bağımsız olan piyasalarda gerçekleştirildiği bir ekonomidir. Bu ekonomik sistemde neyin, nasıl, ne kadar, kim tarafından ve kim için üretildiği gibi sorular ilk olarak piyasadaki arz ve talep tarafından belirlenir[1]. Piyasa ekonomisinde firmalar satın alırken ve çıktı satarken kar motifi ile hareket ederler. Tüketiciler ise ihtiyaçlarını giderecek malları satın alırken fayda maksimizasyonu güdüsü ile hareket ederler.

Üretimin amacı tüketici ihtiyaçlarının karşılanmasıdır. Bunun için de üreticiler en kãrlı, başka bir ifadeyle tüketicilerin en fazla tercih ettikleri alanlara yönelirler. Tüketicilerin tercihlerini yansıtan faktör ise piyasa fiyatıdır.

Piyasa ekonomisinin tam karşıtı merkezi planlı ekonomilerdir. Piyasa ekonomisinde özel mülkiyet ve serbest girişim hakkı bulunmasına rağmen, merkezi planlı ekonomilerde fiyat mekanizması, özel mülkiyet ve serbest girişim hakkı bulunmaz ve tüm ekonomik kararlar merkezi plan otoriteleri tarafından alınır.

Tarih boyunca ekonomi, biri tam serbestlik, diğeri tam merkeziyetçilik olmak üzere iki kutup arasında gidip gelmiştir. Ekonomi tam serbestlik kutbuna yaklaştıkça piyasa, tam merkeziyetçilik kutbuna yaklaştıkça planlı ekonomi güçlenir.

Burada devletin ekonomiye müdahalesi azaldıkça piyasa, arttıkça planlı ekonominin hakimiyeti söz konusudur. Bu kutuplaşmanın ortasında ise, piyasa ekonomisi ile planlı ekonomi birlikte yer alır.

Piyasa ekonomisi ile planlı ekonomi karşılaştırılacak olunursa; merkezi planlamada üretim, tüketim, tasarruf, yatırım, ücret ve fiyat kararları bir merkezden alınır. Piyasa ekonomisinde ise bu kararlar, arz ve talep edenlerin karşılıklı etkileşimi ile alınır. Merkezi planlamada merkezin izni olmadıkça faktörler akışkan, fiyatlar ise değişken değildir. Oysa, piyasa ekonomisinde faktör ve mal sahipleri en yüksek geliri elde edecekleri piyasaları arayıp bulmakta serbesttirler. Piyasa ekonomisinde piyasa güçleri ve devlet birlikleri olabilir. Burada devlet piyasanın üretim yapabildiği ve başarılı olduğu alanlarda faaliyette bulunmamalı, adalet, savunma ve emniyet hizmetleri gibi kar amacı olmayan kamu mal ve hizmetleri üretmelidir.


[1] Paul A. Samuelson and William D. Nordhaus, Economics, McGrow-Hill, International Edition, 1992, ss. 37-38