Kasım, 2008 için arşivler

FİNANSAL KİRALAMA YETERİNCE BİLİNMİYOR-2

2 – Yurt dışından yurt içine finansal kiralama
Uluslararası kiralama; yurt dışında yerleşik bir leasing şirketi tarafından satın alınan herhangi bir yatırım malının Türkiye’deki ihtiyaç sahibine kiralanması olup, bu tür işlemde leasing şirketi sadece aracılık işlevi görmektedir. Finansal Kiralama Mevzuatı çerçevesinde, ülkemizde yerleşik gerçek ve tüzel kişiler, yurt dışında yerleşik leasing şirketleriyle sözleşme düzenleyerek ihtiyaç duydukları yatırım mallarını doğrudan ve büyük nakit çıkışı yapmadan dört yıllık bir süre için temin edebilmekte, bir diğer ifadeyle, dış finansman olanağı sağlamaktadırlar.
Yurt dışından yapılan kiralamanın ülkemiz ithalat ve ihracat politikaları yanısıra kredi politikası ile de yakınen ilişkisi olduğundan bu kabil kiralama talepleri Hazine Müsteşarlığı’nca incelenmekte ve sonuçlandırılmaktadır. Yurt dışından kiralamada her iki ülkenin vergi avantajlarından yararlanabilme, teşvik ve yatırım indirimleri ile uygun faiz oranlarından istifade edebilme imkanları bu kiralama türünü, yurt içi kiralamaya kıyasla daha çekici hale getirmiştir. More >

FİNANSAL KİRALAMA YETERİNCE BİLİNMİYOR

FİNANSAL KİRALAMA YETERİNCE BİLİNMİYOR
 Erkut ONURSAL
Dış Ticaret Uzmanı
Çankaya Üniversitesi
Öğretim Görevlisi 
 
Leasing kavramı, bir mala sahip olma yolundaki geleneksel düşüncenin, çağımız ekonomik anlayışına uygun olarak değişimi sonucu ortaya çıkmıştır. Asırlar boyunca insanlar varlıklarını devam ettirebilmek için mal edinmek yoluyla güçlü olmak zorunluluğunu hissetmişler, mülkiyetin zenginliğe, zenginliğin güce yol açtığına inanmışlar ve dolayısıyla tüm gayretlerini daha çok mal edinmeye yönlendirmişlerdir.
Çağımızda, daha çok üretim daha fazla kar sloganı ile hareket eden müteşebbisler artık mala sahip olma olgusunun yalnız başına yeterli olmadığına, üretim yoluyla kar elde etmenin daha geçerli olduğuna inanmaktadırlar. Böylece, yıllar önce Aristo’nun “ zenginlik bir şeye sahip olmaktan çok, onu kullanmakta yatar” düşüncesi, günümüzde doğrulanarak, “bir malın mülkiyeti değil, fakat kullanımı verim getirir” ilkesi biçiminde uygulama alanına aktarılmıştır. Mülkiyet ile zenginlik arasındaki münasebetin zayıflaması, belli üretim araçlarının mülkiyetine sahip olmadan yalnızca bunların kullanım imkanlarına kavuşabilme sayesinde üretim yapılabileceği ve kar temin edilebileceği, sonuçta zenginliğe ulaşılabileceği anlamına gelmektedir. More >

ANONİM ŞİRKET ANA SÖZLEŞME ÖRNEĞi

ANONİM ŞİRKET ANASÖZLEŞME ÖRNEĞİ:

“………………………………………………………………………..” ANONİM ŞİRKETİ ANASÖZLEŞMESİ

KURULUŞ:
Madde 1- Aşağıda adları, soyadları, ikametgahları ve uyrukları yazılı kurucular arasında Türk Ticaret Kanunu ’nun anonim şirketlerin (………………………) surette kuruluşları hakkındaki hükümlerine göre bir anonim şirket teşkil edilmiştir.

Sıra no Kurucunun Adı ve Soyadı T.C.Kimlik No İkametgah Adresi Uyruğu
1- ………………………… …………………. ………………………… …………..
2- ………………………… …………………. ………………………… …………..
3- ………………………… …………………. ………………………… …………..
4- ………………………… …………………. ………………………… …………..
5- ………………………… …………………. ………………………… …………..

ŞİRKETİN ÜNVANI:
Madde 2- Şirketin ünvanı ……………………………………………Anonim Şirketidir.(1)

AMAÇ VE KONU
Madde 3-Şirketin amaç ve konusu başlıca şunlardır: (2)
a)
b)
c)
d)
Yukarıda gösterilen konulardan başka ileride Şirket için faydalı ve lüzumlu görülecek başka işlere girişilmek istendiği taktirde Yönetim Kurulu kararından sonra Genel Kurul ’un onayına sunulacak ve Şirket bu işleri de yapabilecektir.
Ana sözleşme değişikliğinde olan işbu karar Tescil ve ilan ettirilerek uygulanacaktır. More >

Çalışanları Başarı İle Yönetme Teknikleri

Çalışanları Başarı İle Yönetme Teknikleri


Yöneticiler işin en iyi şekilde yapılmasını sağlamak amacıyla, birlikte çalıştıkları kişileri eleştirmek zorundadırlar. Ancak eleştiri yapıcı olmazsa, tam tersine zarar verici olabilir. Çalışanları hiç takdir etmeyen, sürekli yapıcı olmayan şekilde eleştiren bir yönetici, onların kendilerini değersiz görmelerine yol açar. Elemanlar hiç bir şeyi doğru yapamadıkları duygusuna kapılırlar.
Eleştiri yaparken sadece bir veya iki konuyu gündeme getirin. İnsanlara gelişmeleri gereken tüm konuları birden aktarmak, onları çok zorlayacak ve motivasyonlarının düşmesine yol açacaktır. Öncelikle iyi yaptıkları şeyleri takdir edin. Böylece gelişmeleri gereken noktalar olsa da, tamamen yetersiz olduklarını düşünmeyeceklerdir ve eleştiriyi daha kolay alabileceklerdir. Bazen insanlar kötü bir iş yaptıkları halde, bir takdire gereksinim duyabilirler. Eğer ellerinden gelen her şeyi yaptılarsa, sadece bu bile takdire değer. Çabalarını takdir ederseniz, hataları ile ilgili eleştirileri kabul etmeye daha istekli olurlar. More >

21.Yüzyılın Eşiğinde Küreselleşme ve Küresel İşletmeler

21.Yüzyılın Eşiğinde Küreselleşme ve Küresel İşletmeler  

1.Küreselleşme
Küreselleşme , son yıllarda çeşitli platformlarda farklı boyutlarıyla tartışılan bir konu  haline gelmiştir. Teknolojik değişim, artan rekabet ve uluslararası faaliyet gösteren işletmeler ekonomik, siyasi, kültürel ve teknolojik anlamda küreselleşmeyi fiili  bir gerçeklik olarak günlük hayata yerleştirmişlerdir. Özellikle bilgi işlem ve iletişim teknolojilerinin hızla ilerleyerek tüm dünyayı birey ve kurumların hızla birbirinden haberdar olmalarına imkan verecek şekilde kuşatmaları, içinde bulunduğumuz yüzyılın ikinci yarısında ortaya çıkan küreselleşme kavramının günümüzde artık tamamen hakim bir olgu haline gelmesine sebep olmuştur.
Küreselleşme , ülkeler arasındaki iktisadi, sosyal ve siyasal ilişkilerin gelişmesi, farklı toplum ve kültürlerin inanç ve beklentilerinin daha iyi tanınması, uluslararası ilişkilerinin yoğunlaşması gibi birbiriyle bağlantılı konuları içeren bir kavramdır. Küreselleşme çağı olarak adlandırılan yaşadığımız dönemde hemen her alanda çarpıcı değişiklikler görülmekte, karmaşık bir çevre içinde yaşama zorunluluğu ortaya çıkmaktadır. Günümüzde daha çok insan birbiriyle eski dönemlere oranla daha fazla bağlantı içindedir. Milyonlarca insan, farkına varmaksızın uzak mesafeler ötesinden hayatlarını değiştirmekte olan küresel ağlara takılmaktadır. [i] More >