HEADLINE
Temmuz 1st, 2009

İNSAN KAYNAKLARI YÖNETİMİ

Öğrenme  Amaçları

            Bu dersin sonunda;

  1. İnsan kaynaklarını yönetmenin bu derece önemli duruma gelmesinin nedenlerini açıklayabilecek,
  2. İnsan Kaynakları Yönetimi ile Personel Yönetimi arasındaki farklılığı ifade edebilecek,
  3. İnsan Kaynakları Yönetimi’nin amaçlarını kavrayabilecek ve
  4. İnsan kaynaklarını yönetmede örgütsel ahlakın rolünü anlayabileceksiniz.

Örgütün stratejik amaçlarının gerçekleştirilmesi ve bireysel işgören ihtiyaçlarının tatmini açısından insanların etkili kullanımını içerir. “

  • İnsan kaynaklarının,  örgütün hedefi doğrultusunda en verimli biçimde kullanılmasının ve çalışanların ihtiyaçlarının giderilmesinin yanında mesleki gelişimlerinin sağlanmasıdır.

KAVRAM:

“ İnsan kaynakları yönetimi, örgütün amaçlarını gerçekleştirmek için yeni insan kaynakları sağlamayı, mevcut insan kaynaklarını muhafaza etmeyi ve geliştirmeyi içeren faaliyetlerin tümüdür. “

PERSONEL YÖNETİMİ VE İNSAN KAYNAKLARI YÖNETİMİ 

  • Personel Yönetimi, geçmişte daha çok işgörüşmesine, testlerin kullanımına ve refah programlarına dayalı sınırlı bir çerçeve içerisinde sistemli olarak ortaya çıkmıştır.

–        Yöneticilerin oldukça keyifli ve otoriter bir tutum izledikleri ve bireysel işgörenin yönetimin gözünde çok az değere sahip olduğu dönemler geride kalmıştır.

–        Artık çalışanları, önceden olduğundan daha fazla öngörülü, daha fazla eğitimli ve dünyada olup bitenler hakkında daha fazla bilgi sahibidirler.

–        Günümüz çalışanları, sosyal ve psikolojik ihtiyaçlarının karşılanmasına daha fazla önem vermektedirler.

–        Yasal ve sendikal düzenlemelerde ortaya çıkan değişimler de günümüz çalışanlarının tutumlarında değişime neden olmuştur.

Filled Under: Makaleler

Makaleler

Yenilik,Yaratıcılık ve Girişimcilik

Atilla FİLİZ
Ati mühendislik eğitim ve yönetim danışmanlığı

Yeni şeyler düşünmek ile yeni şeyler yapmak için İngilizce’de iki ayrı sözcük “Creativity ve innovation kelimeleri kullanılır. Yaratıcılık yeni şeyler düşünmek, yenilikçilik yeni şeyler yapmak”anlamına geliyor. Bu ifadelerin her ikisinde de yeni kavramı öne çıkmaktadır.

Yazı başlığında sözünü ettiğim yaratıcılık, günlük konuşma dilinde kullandığımız yaratıcılıktır. İlahi anlamdaki yaratıcılıktan farklı manadadır. İlahî anlamda yaratıcılık “yoktan vâretme” ve “vardan yok etme” temeline dayanır ve bu iki özellik sadece Allah’a aitir.

Günlük konuşma dilinde yaratmak, yoktan yeni bir şey vâretmek anlamına gelmez. Dahilik, mucitlik, üstün yeteneklilik gibi kavramları çağırıştıran bir kişilik özelliği olarak bilinir. İnsanların üstün başarıları konusunda en sık kullandığımız sözcüklerden birisidir.

Türkçe’de çoğu zaman , “yaratıcılık”la icat, keşif, buluş gibi sözcükler eşanlamlı olarak kullanılır. Bunların tanımlarında da yenilik faktörünü önde geliyor. Dolayısı ile yaratıcılık yeni bir şeyler yapabilmek ya da becerebilmek diye tanımlanabilir. “Bu şeyler de; bir düşünce, bir eylem ya da maddesel bir ürün, sistem olabilir. Başka bir ifade ile, “Yaratıcılık yeni bir şey düşünebilme ve yapabilme becerisidir” denilebilir.

Türk Dil Kurumu’nun (TDK) on-line sözlüğünde yaratıcılık tanımı şöyle:

1. Yaratma yeteneği.

2. Psikoloji. Her bireyde var olduğu kabul edilen, bir şeyi yaratmaya iten farazî yatkınlık

Yaratıcı olmayan birey yoktur. Sadece az ya da çok ketlenmiş, engellenmiş, dondurulmuş ve uzun ya da kısa süreli eğitime ihtiyacı olan bireyler vardır.

Yaratıcılık sonradan da belirli ölçüde kazanılır, geliştirilebilir. Nasıl mı? Temel yanıt şu; üzerimizdeki baskıları, koşullanmaları, şekillenmeleri, sınırlandırmaları kaldırabilmeyi öğrenerek. Bunlara örnekler:

· Alışılmışın dışına çıkmaya çalışmak.

· Hep olması gereken yerine olmaması gerekeni de yakalamaya çalışmak.,

· Geçilmemiş yerlerden geçmek, denenmemişi yapmak, riski göze almak

· Düşüncelerimizin herkesin düşüncesi paralelinde olması gerektiği saplantısından kurtulmak,.

· Deneyim, öğrenim ve alışkanlıklarımızın yaratıcılığımızı nasıl sınırladığını sorgulamak, keşfetmeye çalışmak… bu gibi örnekler çoğaltılabilir.

Yaratıcılık isteyen düşünce sistemlerinde mantıksal silsile engelleyicidir. Bernard Shaw. “Yaratıcı insanlar mantıklı düşünmeyen kişiler arasından çıkar” demiştir.

Rogers” İyi ya da kötü” yaratıcılığın olmadığını ekleyerek, “Bir insan acıyı azaltmak için, diğeri daha katı bir işkence yöntemi bulmak için çalışır” Her ikisi de yaratıcı eylemlerdir, fakat toplumsal değerleri farklıdır demiştir.

Yenilikçilik Nedir ?

Yenilikçilik; farklı açılardan bakabilmektir.
Yaratıcılığın toplumsal yaşama aktarılmasıdır. Yaşam ile yeni bir ilişkinin meydana getirilmesidir.
Yaratıcılık: Tikel-Bireysel ,
Yenilikçilik : Tümel –Toplumsaldır.

Yenilikçi Kimdir?

Proaktif (girişken),çok yönlü, sorun çözen girişimci kişilere denilmektedir.

Yenilikçilik Sürecinin işlevsel sıralamasına bakıldığında ; dağıtım ve paza
işlevleri arasında sürekli iki yönlü ve karşılıklı ilişki vardır. Aynı şekilde Stratejik yönetim, Ürün yönetimi, Satış sonrası destek, Proje yönetimi, Üretim, Lojistik, Tasarım ve Geliştirme ile de karşılıklı ilişki içinde oldukları görülür.

Yenilikçilik; çok yönlü olmayı gerektirir. Bu da ;
* bireysel çok yönlülük,
* kurumsal çok yönlülük, toplumsal çok yönlülük şeklinde gruplanabilir.

Yenilikçilik – Girişimcilik

Girişimci ruha sahip biri için yenilikçi olmamak mümkün değildir.
Yenilik yapmak ve uygulamak mümkün ise girişimcilik yenilikçilik yönünde harekete geçebiliyor, değilse taklit ve tekrardan kurtulamıyor. Mesele teknik olmaktan çok toplumsal ve siyasal ortam ile ilgilidir.
Bilginin Gücü -> Gücün terörü -> Bilginin terörü
Arzu edilen yenilikçilik bu mu? Duyarlılıklardan yoksun bir yenilikçilik, İnsan-Toplum-Dünya karşısında büyük bir tehdittir.

Yönetimde Yaratıcılık ve Yenilikçilik

İdeal yönetici aynı zamanda yaratıcılığın özelliğini gösterirken yaratıcılığı öğretmeye çalışan kişidir. Çevresindekilerde yaratıcılığın gelişmesine yardım eder ve onları bu konuda cesaretlendirir. Yönetici sadece konmuş değerleri izleyen değil; yenilerini de yaratan ve bu yolla örgütlerin canlı kalmasını sağlayan bir bulucudur.

Örgütte daha fazla yaratıcılık isteyen yönetici, ayrıntlı iş yönergeleri vermekten kaçınmalıdır. Onun yerine ayrıntılı iş tanımlarını sunarak son üründe ne istediğini belirtmelidir.

Örgüt içinde enerji dolaşımını artırmak amacıyla aşağıdaki stratejileri uygulamada hiçbir engel yoktur. Bunlar:

1. Belirsizlikler ve çelişkilerle yüzleşmeyi sağlamak

2. Yükseltilmiş beklenti düzeyleri koymak,

3. Analojik yolla bilineni bilinmez, bilinmeyeni bilinir hale getirmek

4. Aynı olaya psikolojik, sosyolojik,fiziksel ve heyecansal açıdan bakmayı sağlamak,

5. Eldeki bilgileri farklı yönlerden incelemek için sorular sormak,

6. Sınırlı bilgilerle tahminde bulunmak

7. Sadece ipucu veren görevler düzenlemektir.

Örgütsel amaçların gerçekleşmesi bu yolla bireyin kendini gerçekleştirmesini sağlayacaktır. Çünkü bireysel davranışlar her zaman yapılandırılmamışlardır. Örgütler ve İşletmeler insanların tek başına yapamayacağı işleri yapmak için kurulmuşlardır.

Yönetimle sağlıklı ve yaratıcı bir boyut sağlamak isteniyorsa, örgüt, yaratıcı bireylerle donatılmalıdır. Yaratıcılık ise iyi bir sorun çözücü olmaktan geçer. Raslantılara, kazalara, tehlikelere hazırlıklı olan ve onlara yanıtı hazır olan bireyler, yaratıcıdırlar

Yenilikçi yaratıcı yöneticiler, iş konusunda farklı düşünen kişilerdir. Kaynakları kullanmak,ekonomik gelişme,rekabetçi ortam, ürün-işgören gelişimi ilişkisinde yeni görüş açılarını kullanırlar.

Yaratıcı yönetim, yeni kavramlar, düşünceler, yöntem ve yönelimler ile yeni işlem biçimlerinden oluşur. İşlevsel olan sözcük “ yeni” sözcüğüdür. Yaratıcı yönetim, yaratıcı düşüncenin uygulamaya ya da onu başarılı bir biçimde sürdürmeye dayanır.

Girişimcilik

Girişimci kendisi için en iyisini sağlayabilmek amacıyla ekonomik koşulları birleştirme kapasitesine sahip kişiler arasından, belirsizliğe katlanan, üretimi yönlendiren ve yöneten, yeni yöntem, ürün ve süreçler geliştiren , yeni pazarlar araştıran ve oluşturan bireylerdir.

Girişimciliğin en önemli özelliği risk alabilmek, risk taşımaktır. Daha cocuklukta ailedeki büyüklerin korumacılık adına yaptıklan yanlışlar, bu özelliği yani risk alabilme özelliğini güçsüzleştirmekte ya da daha ileri giderek öldürmektedir.

Girişimciliği etkileyen başlıca faktörler; kültür, eğitim, aile, sosyal çevre, psikolojik faktör, siyasal, yasal ve idari faktörler ile mali çevredir.

Girişimcilik bugün ki arenanın dominant mesleği, parayla ilgisi yok, yöneticilikten farklı bir kavram, eğitimle kazandırılabiliyor. Girişimcilik Eğitimi bir kişide gizli kalmış bu özelliklerin ortaya çıkmasını ve farkında olmasını sağlayabiliyor.

Esnaf, Tacir, Sanayici girişimcilikle ilgili diğer kavramlardır. Teknokrat yenilikleri ortaya koyan, girişimci ise bu yenilikleri piyasalaştırandır. Halk arasında patron, becerikli, girişken, işini bilen, öncü kişi gibi değişik isimlerle anılan girişimci, başka insanların göremediği fırsatları fark edip iş fikrine dönüştürebilen ve risk alabilen kişidir. Yaratıcılık, Yenilikçilik,Girişimcilik ve Yöneticilik farklı kavramlarda olsalar, aynı kişide birleşebilirler.

20 Haziran 2009

Makaleler

Risk Değerlendirme ve Yönetimi

Atilla Filizi
Ati Mühendislik Eğitim ve Yönetim Danışmanlığı 

İtalyancası “risco” Almancası “Risiko”, İngilizcesi “risk”olan bu kavram dilimize risk olarak yerleşmiştir. Zarar veya kayıp durumuna yol açabilecek bir olayın ortaya çıkma olasılığı anlamına geliyor. Tehlike ile eş anlamlı ve ileride ortaya çıkması beklenen ama meydana gelip gelmeyeceği kesin olarak bilinmeyen olaylar için kullanılıyor. Gelecek ile ilgili bir kavram, çünkü gelecek belirsizlik ifade ediyor. Risk de belirsizlik hallerinde ortaya çıkan ve tehlikenin ciddiyetine verilen isim.

Tehlike ise, Kurum yada İnsanların yaralanması, hastalanması, zarar görmesi veya bunların bileşimi olabilecek zarar potansiyeli olan durumdur.

Riskin matematik ifadesi ise şöyle:

Risk = Olasılık x Şiddet

Burada olasılık riskin meydana gelme ihtimalinin değerini, şiddet ise riskin ağırlığı yani etkisinin değerini ifade etmektedir. Bunlar nitel (sayısal) olarak değerlendirilebildiği gibi; nicel olarak da değerlendirilebilmektedir.

Risk için, bir belirsizlik halidir derken, her belirsiz durumun risk olarak nitelendirilemeyeceğini de belirtmemiz gerekir. Buradaki ayırım, belirsizliklerin hedefe giden yolda tehlike ile etkileşim düzeyidir.

Risk Yönetimi

Bir kişinin, bir proje veya şirketin, hedeflerine ulaşma sürecindeki belirsizliklerin, tanımlanması, analizi ve etkilerinin değerlendirilmesidir. Sonuçta “uygun karşı planlar”ın oluşturulması riskin yönetilmesi demektir. Hedefe giden yoldaki tüm belirsizlikler, yönetimi gerektirecek risklere dönüşebilir.

Kaybetme olasılığı olarak da tanımlanan risk çeşitlidir. Piyasa riski, kredi riski, çevre riski, itibar riski, operasyonel risk, iş sağlığı ve güvenliğinde iş kazası riski, meslek hastalığı riski olabildiği gibi, AB’ye uygunluk anlamındaki, ürünlere CE markası vurabilmek için, canlı ve çevreye zararı yönünde tanımlanacak riskler de olabilmektedir. Burada, insan, hayvan kısaca canlı ve cevre sağlık ve güvenliği için risklerin sürekli varlığından ve bu riskleri en az düzeye indirebilmek için yönetilmesi gereğinden söz ediyoruz.

Riskler tamamen yok edilebilir mi ? Tabiki hayır. Ancak riskler tamamen yok edilemese de azaltılabilmektedir. Bunun da risk yönetimi ile mümkün olabileceği açıktır.

Risk yönetimi, risk analizi ve risk değerlendirme; gerekli önlemlerin önceden alınarak tehlikenin bertaraf edilmesi için yapılmaktadır. Çünkü bilinmektedir ki : “önlemek ödemekten ucuzdur”.

Risk yönetimi planlama ile başlar. Plan herşeyin başındadır. Plan bir araç, planlama ise bu araca işlerlik kazandırılmasıdır. Riskleri tanımlamak, analiz etmek gerekir. Analiz sözcüğü, analitik metodlarla sebep – sonuç ilişkilerinin ortaya konmasını ifade ediyor. Bir olayı analiz etmek, olayı irdelemek değil. Analiz etmenin, bilimsel yöntemleri var. Analitik çalışmalar da istatistik yöntemlerle gerçeklemeyi ve genellemeyi gerektirir. 

Risk bağımlı bir değişkendir ve bir çok bağımlı değişkenin etkisi altındadır. Bir işletmede İş kazası riski nedir dediğimizde, bu değer, parametrik olarak ifade edilecek ise, bu olaya etki eden faktörlerin etki derecelerinin saptanması gerekir.

Risk Değerlendirme

Risk değerlendirme; kendiniz, işyeriniz ve de işyerinizde çalışanlara zarar verebilecek şeylerin neler olduğunun dikkatli bir şekilde incelenmesidir. Risk değerlendirme sonucunda risklere karşı yeterli önlemler alınıp alınmadığı, zararın önlenmesi için ilave ne gibi önlemler alınması gerektiği belirlenmiş olacaktır. Burada amaç kurumun ve de hiçbir çalışanın zarar görmeyeceğinden, yaralanmayacağından veya hastalanmayacağından emin olunmasıdır. 
Risk değerlendirmede kıymet, açıklık gibi kavramlar var.

Kıymetin, risk analizindeki tanımı, korunması gereken herşeydir. Kıymetler, değeri olan elemanlardır. 

Açıklık ise bir kıymeti tehditlere karşı korumasız hale getiren kusurlardır.

Tehditler, açıklıları kullanarak kıymete zarar verirler. Bu nedenle açıklıklar, riskin en önemli nedenidirler.

Risk; kıymet, tehdit ve açıklığın bir fonksiyonudur. Karşı önlemleri almadan önce, büyük olan risk karşı önlemleri aldıktan sonra azalır. Karşı önlemler alınmadan önce sistemde mevcut olan riske taban riski, karşı önlemler alındıktan sonra sistemde mevcut olan riske ise geri kalan risk denilmektedir.

Kabul edilebilir (taşınabilir) risk seviyesi ise: kurumun kabul ettiği ve taşıyabileceği risk düzeyidir.

Risk kavramına; çevredeki fırsatlar ve tehditler bütünü şeklinde farklı yaklaşanlar da var. Aynen “kriz” kavramında olduğu gibi, risk almak bir fırsat olarak da görülebiliyor. Risk nasıl fırsat olabilir diye sorgulandığında; kriz dönemlerinde bir çok firma işten eleman çıkartarak krizi atlatmayı düşünürken, bazı firmalar eleman alarak ve büyüyerek- bir anlamda risk alarak- krizi atlattıklarını söylemektedirler.

Karşılaşılan bazi risk değerlendirme problemleri

Risk degerlendirmesi ülkemiz acisindan oldukça yeni bir konudur karşılaşılan problemlerin bazıları da asagidaki şekildedir.

•Belirli bir faaliyetle ilgili tüm tehlikelerin tanımlanamaması

•İş ile ilgili özel risk degerlendirmesi yapilmasi gerektigi durumlarda genel risk değerlendirmesi yapılması

•Risk degerlendirmesi icin bir ekip olusturulmamasi, ya da risk degerlendirmesi yapılan faaliyet hakkında bilgi sahibi kişilerin ekipte görev almaması

•Tehlikelerin sebep olabilecegi tum olası sonuclarin (risklerin) yeterince tanımlanamaması

•Risk degerlendirmesi sonucuna göre alınabilecek daha ileri önlemlerin dikkate alınmaması

•Verilerin yeterince sağlanamaması ve uygun kullanılmaması

•Risk degerlendirmesi sonucları karşısında hiç bir şey yapılmaması

Kurumsal Risk Yönetimi  
Kurumlardaki Risk Yönetimi sürecinde eylem planları oluşturulurken yetkilerin ve yetki alanınızdaki kaynakların neler olduğunun bilinmesi gerekir. Yetkisi olmayan kişilerin risk yönetmesi mümkün değil.Planlama sırasında, risklerin oluşturacağı etkilerin, nasıl tolere edileceği de plana dahil edilmelidir. 
Planlamanın ardından riskleri belirleme sürecine geçilir. İyi tanımlanmamış bir hedef ve o hedefe gidecek yollar belirlenmemişse risklerin de doğru tanımlandığı söylenemez.

Riskleri doğru belirleyebilmek için planlardaki her faaliyetin sorgulanması gerekir. Sorgulanmayan faaliyetlerdeki riskler, tehlikenin ortaya çıkana kadar farkına varılmasını engeller. Bu önce “Farkındalığın” geldiği anlamını taşır. Bir tehlikenin olduğunu fark edene kadar tehlike için hiçbir şey yapmazsınız. Bu duruma da “geç kalma riski”adını verebiliriz. 

Riskleri bilmek yetmez. Somut sonuçlar ortaya koyabilmek için risklerin kurumun hedefleri ve stratejileri ile ilişkilendirilmesi gerekir. Diğer bir deyişle kurum risklerinin belirlenmesi ve değerlendirilmesi, kontrol sürecinin oluşturulması, gözetim ve raporlamanın düzenli olarak gerçekleştirilmesi gerekir.

Bu yaklaşımın başarıya ulaşabilmesi için, üst yönetimin desteğine ve aktif rol oynamasına, riskleri yönetmek için sorumlu bir birim oluşturulmasına, tüm risk çeşitlerinin ele alınması ve değerlendirilmesine ihtiyaç vardır.

Riskler, belirlendikten sonra nitel ve nicel analiz safhası gelir. Risklerin ayrıştırılması önceliklerine göre sıralanması, şirket stratejilerine veya proje hedeflerine etkilerinin tanımlanması, kritiklik seviyesi, yüksek risklerin değerlendirilmesi birer zorunluluktur.  
Risk Yanıtlama Planları

Kaçınma: planda değişiklikler yaparak, ortaya çıkabilecek riskten uzak durma ve işi gerçekleştirmenin başka yollarını arama.

Transfer : Riski bir başka kuruma veya kişiye devretme. Bu uygulamada risk yokedilmiş olmaz, sadece riskin sorumluluğunun başkası tarafından yüklenilmesi sağlanaır. Budurumda sigorta firmaları devreye girerler.

Azaltma: Karşılaşılabilecek riskler tanımlandıktan sonra bu risklerin etkisini veya gerçekleşme olasılıklarını azaltmak için ek önlemler alarak, riske yanıt verme planı oluşturma çalışmasıdır.

Kabullenme: Kabullenme de bir risk yanıtlama planıdır. Tanımlanan risklerin tümüne önlem almaya çalışmak bütçeyi bir hayli zorlayabilir. Bu nedenle yok edilemeyen riskler kabul edilir.

Risk Hesaplama Metodları :

Risk Analizinde bir çok teknik kullanılmaktadır. Örneğin İstatistiksel Proses Kontrol İPK, Hata Türleri Etkileri Analizi FMEA, gibi bir dolu yöntem sayılabilir. En yaygın ve basit olan iki Temel Risk Hesaplama yöntemi, nicel (quantitative) ve nitel (qualitative) yöntemlerdir. Bunlardan

Risk = Olasılık x Şiddet  formülü nicel risk analizinin temel formülüdür. Formülde olasılık; tehditin olma ihtimaline ve şiddet; tehditin etkisine (1,2,3..gibi) sayısal değerler verilir ve bu değerler matematiksel ve mantıksal metotlar ile değerlendirerek risk değeri bulunur.

Bu formüle göre, sonuc ne kadar fazla çıkarsa, risk o kadar yüksektir. Bir tehditin olma olasılığı çok az ancak, ortaya çıktığı zaman vereceği zarar çok fazla ise, orta derecede bir risk söz konusudur.

Diğer temel risk analizi yöntemi ise nitel risk analizidir. Nitel risk analizi riski hesaplarken ve ifade ederken numerik değerler yerine Az, orta, çok  gibi tanımlayıcı değerler kullanır. Ayrıca, nitel risk analizi tehditin olma ihtimalini kullanmaz, riskin sadece etki değerini dikkate alır.

İnsanlığın var oluşundan bu yana en çok merak duyulan kavramlardan biri gelecek olmuştur. İster birey, ister toplum, ister bir şirket, kendileri ile ilgili geleceği hep merak etmişlerdir. Gelecek konusunda belirsizlikler riske davetiye çıkartır. Çünkü risk gelecekle ilgili bir belirsizlikte tehlike çağrıştıran bir kavram olarak karşımıza çıkabilmektedir.

Şirketlerin bu rekabetçi iş dünyasında varlıklarını sürdürebilmeleri, risklerini analiz etmeleri ve yönetmelerine, her şeyden önce çalışanların bu tür sistemleri uygulayabilecek düzeyde bilgi ile donatılmış olmalarına bağlıdır. Çünkü bilgi güçtür. Güçlü olmak; risklere karşı koymak, önlem almak , riski yönetmek demektir. Strateji, yön, öncelik, risk yönetimi sürecinde var olan şeylerdir.

Sonuç olarak; Risk, iş yapmanın maliyetidir. İş yapanlar risk alanlardır. Risk analizi ve yönetiminin ana çıkış noktası budur.

Risk ile ilgili internette dolaşan bir hikaye :

Hoca bir sınavda “risk nedir?” diye soruyor.

Bir öğrenci sınavın ilk 10 saniyesinde teslim ediyor kağıdını. Kağıdın üst kısmında sadece isim-soyadı yazıyor, gerisi ise bomboş beyaz yaprak.

En altta ise “İşte risk budur” diye yazıyor.

Ve sonuçta da sınıftaki en yüksek notu alıyor.

Hocanın bir sonraki sınavında yine “Risk nedir?” sorusuyla karşılaşan öğrencimiz tekrar boş kağıt verince bu sefer sıfır alıyor. Tabii koşa koşa hocaya gidip sebebini soruyor.

İşte cevap:

“Aynı şartlar altında, aynı riski iki kere almak aptallıktır! ”

KAYNAK : F,ATİLLA ,İş Sağlığı ve Güvenliği eğitimi Notları, Maltepe Üniv.e-Dönüşüm MÜDSEM Projesi 2005-2006

20 Haziran 2009

Makaleler

Belirsizlik Ortamlarında Patronlara Tavsiyeler

Ayşen Arıduru
Fortune Kariyer Eğitim Ve Danışmanlık 

Belirsizlik ortamları, şirketlerin kendi iç yapılarından kaynaklanabileceği gibi, dış etkenler de etkili olmaktadır. Ekonominin gidişatı, kriz ortamları ve organizasyonel değişimler, şirket birleşmeleri, satın almalar vb gibi durumlar organizasyonda güven ortamını sarsar ve geleceği bilinmeyen hale getirebilir. Kısa dönemde çözümlenebilmekle beraber uzun vadeye de yayılabilir.

Belirsizlik, şirketin genel anlamda performansına ve çalışanların verimliliğinin düşmesine neden olur. Bu sebeple başta yöneticiler olmak üzere, alternatif iş aramalarına geçerler ve buldukları iyi bir fırsatda da ayrılırlar. Bu kişilerin gelecekte olası herhangi bir durum karşısında, almaya çalıştıkları bir önlem olarak düşünülebilir. Öte yandan sabır ve bekleyiş önemli bir meziyettir. Şirketin yöneticiye ve çalışanlarına olan güveni sarsılmamalı. Bu durumda, doğru bilgi akışı sağlanmalı, yöneticiler ekiplerini iyi yönetmeli,değişen durumlara göre esnek davranış biçimleri sergilemeli ve durumu kontrol altında tutmalılar ve en büyük rol yöneticilerin olmaktadır. Çalışanlar performanslarını düşürmeden görevlerine devam etmeliler. Bu durumlarda ani karar vermek tehlikeli. Olayları iyi analiz etmeli, görev ve sorumlulukları sonuna kadar yerine getirmeli , en sonuna kadar işbirliği yapmalı ve görünen tabloya göre hareket etmeli. CV’de  bir sonraki firmanın nasıl görüneceği, kariyer planlaması  için önem teşkil eder. Dolayısı ile 3-4 firmada çalıştıktan sonra her değiştirdiğiniz iş,  gelecek için bir risk taşır.

Firma tarafında da uzun dönemli ve istikrarlı yöneticilere ihtiyaç var. KOBİ’lerde üst yönetim ya da patronlarla, profesyonellerin anlaşması, iletişimi, birbirlerini anlamaları, senkronize ilerlemeleri, aynı hedef doğrultusunda yürümeleri ve işi tamamen olmasa da devretmeleri ve kararları profesyonellere bırakmaları doğru bir yöntemdir.

Patron aslında her zaman işin başında olmalıdır. Hiç kimse işi patrondan daha iyi bilemez onun yaşadıklarını yaşamamıştır. Bu nedenle patronun her zaman işin içinde olması önemlidir. Ancak profesyonel yönetim tekniklerinin uygulanması, şirketin verimliliğinin ve performansının yükseltilmesi, çalışan motivasyonunun artması, şirketin daha çekici tarzda temsil edilmesi açısından  mutlaka sahiplenici başarılı yöneticilere gereksinim duyulur. KOBİ’lerin bunu farketmeleri ve uygulama günü çoktan gelmiştir.

Patron işi iyi bilir, iyi hisseder, doğru karar verir, girişimcidir, risk alır, büyür, krize girer ama atlatır, başarır, Bazen batabilir de  ama yine devam eder yoluna, çözüm yolu bulur , araştırır ve yine yeniden başlar…

Var olan ve temeli olan işin üzerine yeni şeyler inşaa eden, büyüten, şirketi daha iyi bir konuma taşıyan, personel politikasını belirleyen, yeni yönetim tekniklerini uygulayan, işe profesyonellik katan kişi ise yöneticidir. Bu tip kişileri çekebilmenin ve uzun dönemli birlikte olmanın yolu ise ortaklık anlayışında  ve öngörüsünde başlamak devam etmek ve kazancı paylaşmayı bilebilmektir.

20 Haziran 2009

Makaleler

2 – Yurt dışından yurt içine finansal kiralama
Uluslararası kiralama; yurt dışında yerleşik bir leasing şirketi tarafından satın alınan herhangi bir yatırım malının Türkiye’deki ihtiyaç sahibine kiralanması olup, bu tür işlemde leasing şirketi sadece aracılık işlevi görmektedir. Finansal Kiralama Mevzuatı çerçevesinde, ülkemizde yerleşik gerçek ve tüzel kişiler, yurt dışında yerleşik leasing şirketleriyle sözleşme düzenleyerek ihtiyaç duydukları yatırım mallarını doğrudan ve büyük nakit çıkışı yapmadan dört yıllık bir süre için temin edebilmekte, bir diğer ifadeyle, dış finansman olanağı sağlamaktadırlar.
Yurt dışından yapılan kiralamanın ülkemiz ithalat ve ihracat politikaları yanısıra kredi politikası ile de yakınen ilişkisi olduğundan bu kabil kiralama talepleri Hazine Müsteşarlığı’nca incelenmekte ve sonuçlandırılmaktadır. Yurt dışından kiralamada her iki ülkenin vergi avantajlarından yararlanabilme, teşvik ve yatırım indirimleri ile uygun faiz oranlarından istifade edebilme imkanları bu kiralama türünü, yurt içi kiralamaya kıyasla daha çekici hale getirmiştir. (daha fazla…)

16 Kasım 2008

Makaleler

FİNANSAL KİRALAMA YETERİNCE BİLİNMİYOR
 Erkut ONURSAL
Dış Ticaret Uzmanı
Çankaya Üniversitesi
Öğretim Görevlisi 
 
Leasing kavramı, bir mala sahip olma yolundaki geleneksel düşüncenin, çağımız ekonomik anlayışına uygun olarak değişimi sonucu ortaya çıkmıştır. Asırlar boyunca insanlar varlıklarını devam ettirebilmek için mal edinmek yoluyla güçlü olmak zorunluluğunu hissetmişler, mülkiyetin zenginliğe, zenginliğin güce yol açtığına inanmışlar ve dolayısıyla tüm gayretlerini daha çok mal edinmeye yönlendirmişlerdir.
Çağımızda, daha çok üretim daha fazla kar sloganı ile hareket eden müteşebbisler artık mala sahip olma olgusunun yalnız başına yeterli olmadığına, üretim yoluyla kar elde etmenin daha geçerli olduğuna inanmaktadırlar. Böylece, yıllar önce Aristo’nun “ zenginlik bir şeye sahip olmaktan çok, onu kullanmakta yatar” düşüncesi, günümüzde doğrulanarak, “bir malın mülkiyeti değil, fakat kullanımı verim getirir” ilkesi biçiminde uygulama alanına aktarılmıştır. Mülkiyet ile zenginlik arasındaki münasebetin zayıflaması, belli üretim araçlarının mülkiyetine sahip olmadan yalnızca bunların kullanım imkanlarına kavuşabilme sayesinde üretim yapılabileceği ve kar temin edilebileceği, sonuçta zenginliğe ulaşılabileceği anlamına gelmektedir. (daha fazla…)

16 Kasım 2008

Makaleler

ANONİM ŞİRKET ANASÖZLEŞME ÖRNEĞİ:

“………………………………………………………………………..” ANONİM ŞİRKETİ ANASÖZLEŞMESİ

KURULUŞ:
Madde 1- Aşağıda adları, soyadları, ikametgahları ve uyrukları yazılı kurucular arasında Türk Ticaret Kanunu ’nun anonim şirketlerin (………………………) surette kuruluşları hakkındaki hükümlerine göre bir anonim şirket teşkil edilmiştir.

Sıra no Kurucunun Adı ve Soyadı T.C.Kimlik No İkametgah Adresi Uyruğu
1- ………………………… …………………. ………………………… …………..
2- ………………………… …………………. ………………………… …………..
3- ………………………… …………………. ………………………… …………..
4- ………………………… …………………. ………………………… …………..
5- ………………………… …………………. ………………………… …………..

ŞİRKETİN ÜNVANI:
Madde 2- Şirketin ünvanı ……………………………………………Anonim Şirketidir.(1)

AMAÇ VE KONU
Madde 3-Şirketin amaç ve konusu başlıca şunlardır: (2)
a)
b)
c)
d)
Yukarıda gösterilen konulardan başka ileride Şirket için faydalı ve lüzumlu görülecek başka işlere girişilmek istendiği taktirde Yönetim Kurulu kararından sonra Genel Kurul ’un onayına sunulacak ve Şirket bu işleri de yapabilecektir.
Ana sözleşme değişikliğinde olan işbu karar Tescil ve ilan ettirilerek uygulanacaktır. (daha fazla…)

13 Kasım 2008

Makaleler

Çalışanları Başarı İle Yönetme Teknikleri


Yöneticiler işin en iyi şekilde yapılmasını sağlamak amacıyla, birlikte çalıştıkları kişileri eleştirmek zorundadırlar. Ancak eleştiri yapıcı olmazsa, tam tersine zarar verici olabilir. Çalışanları hiç takdir etmeyen, sürekli yapıcı olmayan şekilde eleştiren bir yönetici, onların kendilerini değersiz görmelerine yol açar. Elemanlar hiç bir şeyi doğru yapamadıkları duygusuna kapılırlar.
Eleştiri yaparken sadece bir veya iki konuyu gündeme getirin. İnsanlara gelişmeleri gereken tüm konuları birden aktarmak, onları çok zorlayacak ve motivasyonlarının düşmesine yol açacaktır. Öncelikle iyi yaptıkları şeyleri takdir edin. Böylece gelişmeleri gereken noktalar olsa da, tamamen yetersiz olduklarını düşünmeyeceklerdir ve eleştiriyi daha kolay alabileceklerdir. Bazen insanlar kötü bir iş yaptıkları halde, bir takdire gereksinim duyabilirler. Eğer ellerinden gelen her şeyi yaptılarsa, sadece bu bile takdire değer. Çabalarını takdir ederseniz, hataları ile ilgili eleştirileri kabul etmeye daha istekli olurlar. (daha fazla…)

13 Kasım 2008

Makaleler

21.Yüzyılın Eşiğinde Küreselleşme ve Küresel İşletmeler  

1.Küreselleşme
Küreselleşme , son yıllarda çeşitli platformlarda farklı boyutlarıyla tartışılan bir konu  haline gelmiştir. Teknolojik değişim, artan rekabet ve uluslararası faaliyet gösteren işletmeler ekonomik, siyasi, kültürel ve teknolojik anlamda küreselleşmeyi fiili  bir gerçeklik olarak günlük hayata yerleştirmişlerdir. Özellikle bilgi işlem ve iletişim teknolojilerinin hızla ilerleyerek tüm dünyayı birey ve kurumların hızla birbirinden haberdar olmalarına imkan verecek şekilde kuşatmaları, içinde bulunduğumuz yüzyılın ikinci yarısında ortaya çıkan küreselleşme kavramının günümüzde artık tamamen hakim bir olgu haline gelmesine sebep olmuştur.
Küreselleşme , ülkeler arasındaki iktisadi, sosyal ve siyasal ilişkilerin gelişmesi, farklı toplum ve kültürlerin inanç ve beklentilerinin daha iyi tanınması, uluslararası ilişkilerinin yoğunlaşması gibi birbiriyle bağlantılı konuları içeren bir kavramdır. Küreselleşme çağı olarak adlandırılan yaşadığımız dönemde hemen her alanda çarpıcı değişiklikler görülmekte, karmaşık bir çevre içinde yaşama zorunluluğu ortaya çıkmaktadır. Günümüzde daha çok insan birbiriyle eski dönemlere oranla daha fazla bağlantı içindedir. Milyonlarca insan, farkına varmaksızın uzak mesafeler ötesinden hayatlarını değiştirmekte olan küresel ağlara takılmaktadır. [i] (daha fazla…)

13 Kasım 2008

Makaleler

 

Balanced Scorecard’a Giriş    
     
Bilgiyi, başka kimseler üzerinde üstünlük sağlama, kâr ve şöhret ya da bunun gibi aşağılık şeyler için değil;
yaşamda ondan yararlanmak ve kullanmak için ara.
Bacon
TANIMLAMALAR
Balanced Scorecard, Kalite Güvence, Toplam Kalite, müşteri odaklı üretim ve organizasyon, değişim yönetimi, aktivite bazlı maliyet, entegre tedarik zinciri, süreç yönetimi, rekabet yönetimi gibi akımlardan beslenerek, 1990′lı yıllarda ortaya çıkan ve kaynaklarından daha radikal görüşlere sahip stratejik bir yönetim anlayışıdır.
Balanced Scorecard, kısa ve uzun dönemli amaçları, finansal olan ve olmayan, şirket içi ve dışı, performans ve sonuç göstergeleri arasındaki ilişkiyi, neden-sonuç hiyerarşisi içerisinde dengeli bir şekilde şirket stratejisine yansıtmayı amaçlamaktadır. (daha fazla…)

13 Kasım 2008

Makaleler

Çalışma Ekonomisi (ÇEKO)

İşçi-işveren ilişkileri, sosyal güvenlik, servet ve gelir politikaları ve uluslararası planda sosyal politika konularında eğitim yapılır. Ekonomi ve sosyolojiye karşı ilgili, ikna gücüne sahip ve insan ilişkilerinde sabırlı ve başarılı olunmalıdır. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının yurtdışı ve yurtiçi ünitelerinde, SSK, Bağkur, Emekli Sandığı gibi sosyal kuruluşlarda, müfettiş veya uzman olarak Kamu İktisadi Teşebbüsleri ve özel işletmelerin endüstriyel ilişkiler ve sosyal işler bölümlerinin yöneticilik ve danışmanlık hizmetlerinde çalışılabilir. Ayrıca iktisat ve işletme mezunlarının çalışabilecekleri öteki alanlarda da görev alınabilir.

Programın Amacı: Çalışma ekonomisi ve endüstri ilişkileri programında işçi-işveren ilişkileri, sosyal güvenlik, endüstriyel demokrasi, servet ve gelir politikası, uluslararası planda sosyal politika konularında eğitim yapılır. (daha fazla…)

2 Kasım 2008
Banner
Banner
Banner